Ana içeriğe atla

Hüzün


"Kendime yalan söylemeye başladığımdan beri kimseye inanmıyorum." (Perhan)


Amerikan sinemasından tamamen bağımsız, kısıtlı bütçe ve harika müzikleriyle mükemmel bir Avrupa sineması ve dram örneğidir. Çingenelerin kendi dillerindeki konuşmalarıyla ve amatör oyuncularla çekilen film karamsar yapısıyla, Kusturica filmografisinin en dramatik parçasıdır. Bu filmiyle Kusturica 1989 yılında Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü almıştır. 

Film, telekinezik güçlere de sahip olan Perhan adında bir çingenenin, genç yaşta Yugoslavya'nın küçük bir köyünden çıkıp Milano'da bir suç şebekesine dahil oluşunu, Azra ile yaşadığı aşk ve kız kardeşi Danira'ya uzun süre sonra tekrar kavuşmak için gösterdiği çabalar etrafında anlatır.

Filmi farklı kılan en önemli konulardan birisi de rol alan oyuncuların profesyonel olmamalarıdır. Baş rol oyuncusu Davor Dujmovic 1999 yılında intihar etmiştir. Davor'un oynadığı rolün metaforik etkilerinin naif kişiliği üzerinde baskı yaratarak kendisini intihara sürüklediği yönünde düşünceler bulunmaktadır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kadın

"Kadın insandır, erkek ise insan oğludur. " Kadın annedir, kardeştir,eştir, evlattır, kadın fiziki olarak olmasa da manevi olarak güçtür. Vicdan, fedakarlık, duygudur.Kadın şofördür, mühendistir, aşçıdır,kuafördür.Bu kadar değeri bir arada toplayan bir canlının şiddet görmesi, çalıştırılmaması, ikinci plana atılıp hor görülmesi, aşağılanması insanlığa en büyük darbedir. Cahilliktir. Kadın başlı başına tüm vasıfları üzerinde barındıran kocaman bir dünyadır. O koca dünyanın hakkettiği değeri bulabilmesi ümidiyle.

Kadın

"İNSAN ONURUNU ZEDELEYİCİ HER SÖZ DE ŞİDDETTİR!'' Şiddetin hiç bir türünün kabul edilebilir bir yanı yoktur ve şiddete maruz kalan insanlar yoğun mutsuzluk yaşarlar. Nedendir ki   çoğunlukla  kadınlar ve çocuklar şiddetten nasibini almaktadır. Bu utancın ana sebebi kadın ve çocukların erkek bedenine nazaran daha güçsüz ve savunmasız olmasıdır. Erkeklerden güç olarak daha zayıf olan kadınlar ve çocuklar, dünyanın hiçbir yerinde şiddete maruz kalmamalıdır, Şiddet gören birey öncelerinde  psikolojik çöküntüler yaşayıp içe yönelmeye başlayıp  zamanla daha da derinleşmeye başlar kapanışları toplumda aktif  varlık gösterememeye başlarlar. İleri ki yaşlarında  sorun çözmede araç olarak şiddeti yönelme de meyilli bireyler olurlar. Önüne bir türlü geçilemeyen lanet olası duruma artık bir dur deme vakti gelmeli  daha fazla bireyin canı yanmadan  daha fazla önlem alınmalı ve bu duruma bir çözüm getirilmelidir. İzlerken bir coştum ...

Hayat

"Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyenler, asla yaşlanmazlar." İnsan hayatı bu kadar basit olmamalı. Birbirini takip eden hayatlar, alışagelmiş alışkanlıklar dışına çıkmak gerekir. Bir günü diğer günden ayıran bir şey yoksa yanarım ben öyle güne.Hele bir de yok mu şu el ne derler .Kendimize lütuf edilen şu hayatı bir başkası adına yaşamaya ne demeli? Haydi ilk adımı birlikte atalım. Ne mi gerekir? Kişi öncelikle hayata bakışaçısını değiştirerek ilk adımı atmalı.İçimizdeki çocuğa yapamazlık yapmasına izin vermeliyiz mesela. Her gün o kahvaltı masasına o çilek reçeli konulmasın mesela. Bir hafta da veryansın ev süpürülmesin, o ütüler raflara kaldırılsın, akşam yemeği düşünülmesin hayattaki en büyük dertlerimiz ütüsüz giyilen  gömlek, sonra sofraya gelmeyen yemek olsun.